İnsanı Düzeltmek...

  • 09.06.2020 17:03
  • Okunma: 841 kez

Dostlar; Ülkemizin içinde bulunduğu durum ekonomik açıdan endişe verici, toplumsal bir araştırma yapılsa 12-13 yıl öncesine göre daha kaygılı bir topluma dönüştüğümüz sonucunun çıkacağını düşünüyorum.

2007 yılından itibaren ülkemizde yaşadığımız sıkıntılar hiçde yabana atılacak türden değil. Üzülerek ifade etmeliyim ki bazen neye ve kime inanacağımızı şaşırdığımız zamanlar oldu. Tabi yaş biraz kemale erdikçe tecrübe arttıkça olayları ve hayatı daha iyi okuma rahatlığı oluşuyor.

Sevgili dostlar; İnsan denen varlık cennetini de cehennemini de kendisi oluşturur dünyada, ama bazıları kimsenin inanmadığı nedenleri gerekçe göstererek dünyanın bazı bölgelerinde kan akıtmaya devam ediyor. Dünya güç savaşı veriyor. Dünya popilizme kurban ediliyor. Bu olan tüm sorunların kaynağı insan, yani bizleriz. Yaradanın tüm cihanı emrine verdiği insan, dünya hırsıyla dünyayı savaş alanına, denizleri kan gölüne çevirebiliyor. Birbirimizi daha iyi anlamaya çalıştığımız veya iyi dinlediğimiz sürece yaşamlarınızı daha fazla kolaylaştıracağımızı, insanı düzelttiğimiz zaman her şeyin düzelebileceğini anlamamız gerekli. Sizlere insanla ilgili iki hikaye anlatmak istiyorum izninizle.

Büyük bir şirketin insan kaynakları departmanı, adı Max olan personellerinin fabrikadaki en kötü elemanlarla çalıştığını bilmektedir. Nedeni gayet basittir. Görevi entegre çelik fabrikasında nezaretçilik olan Max’in ekibindeki tüm kötü işçileri onun yanına kendileri vermiştir.

Buna rağmen şirket yönetimi şaşkındır. Çünkü Max’in sorumlu olduğu bölüm şirketin en az mesai kaybı, en az disiplin sorunu yaşanan yeri olmakla kalmayıp, üstelik en iyi verimliliğe ve en iyi iş güvenliğine de sahip olması dikkatlerden kaçmamaktadır.
Şirket yönetimine bir gün, fabrikanın önemli bölümlerinden kesintisiz döküm makinesinde arıza çıktığı ve onarmakta zorluk çekildiği bilgisi ulaşır. İşler ciddi bir şekilde aksamaya başlar. O kritik saatlerde gözler Max’i arar ama kendisinin yıllık izne çıktığı söylenir. Sorun bir türlü giderilemez. Max’i arayıp bulmaktan başka çareleri kalmayan şirket yönetimi, yüzlerce kilometre ötede bir tatil beldesinde dinlenen Max’e telefonla da olsa ulaşmayı başarır.

Şirket yönetiminin Max’ten beklentisi, tatilini yarıda kesip sorunun giderilmesine yardımcı olduktan sonra izni tekrar çıkması şeklindedir. Fakat Max onların hiçte beklemediği bir iş yapar. Telefonu arızalı makineye tutmalarını ister. Ardından, hiç konuşmadan dakikalarca telefon gelen makinenin sesini dinler. Sonra da, bir saati aşkın süre telefonda talimatlar vererek, makinenin kusursuz bir şekilde onarılmasını sağlar.


İNSAN VE DÜNYA

Adam, bir haftanın yorgunluğundan sonra Pazar sabahı kalktığında bütün haftanın yorgunluğunu çıkarmak için eline gazetesini aldı ve bütün gün miskinlik yapıp evde oturacağını düşündü.
Tam bunları düşünürken oğlu koşarak geldi ve sinemaya ne zaman gideceklerini sordu. Baba oğluna söz vermişti bu hafta sonu sinemaya götürecekti ama hiç dışarıya çıkmak istemediğinden bir bahane uydurması gerekiyordu. Sonra gazetenin promosyon olarak dağıttığı dünya haritası gözüne ilişti. Önce dünya haritasını küçük parçalara ayırdı ve oğluna eğer bu haritayı düzeltebilirsen seni sinemaya götüreceğim dedi sonra düşündü:

Ohh be kurtuldum en iyi coğrafya profesörünü bile getirsen bu haritayı akşama kadar düzeltemez. Aradan on dakika geçtikten sonra oğlu babasının yanına koşarak geldi ve “baba haritayı düzelttim, artık sinemaya gidebiliriz” dedi. Adam önce inanamadı ve görmek istedi. Gördüğünde de hala hayretler içindeydi ve bunu nasıl yaptığını sordu.

Çocuk şu cevabı verdi:

-Bana verdiğin haritanın arkasında bir insan vardı.

İnsanı Düzelttiğim Zaman Dünya Kendiliğinden Düzelmişti.

Sevgi ve saygı ile,
Hoşçakalın…

Anahtar Kelimeler: Niyazi Bilir

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları