Hiçbir şey insan yaşamından değerli olamaz!

  • Güncelleme: 26.08.2020 10:36
  • Okunma: 1199 kez
  • Yorum: 0
HES projeleri derhal durdurulmalıdır! TÜDEF Genel Başkanı Aziz Koçal: “Bilimin ve mühendisliğin gereklerini yerine getirmeyerek, sel felaketinin bir doğa olayı olduğu gerçeğini kabul etmek ve kadere bağlamak kolaycılıktır.
Hiçbir şey insan yaşamından değerli olamaz!

Giresun’da 7 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 10 kayıp vatandaşımızın arama çalışmalarının devam ettiği sel felaketi tüm ülkeyi üzüntüye boğdu. İlgili bakanlıklar tarafından yapılan tespitlere göre 17 binanın yıkıldığı, 361 binanın hasar gördüğü felakette yaralar sarılmaya çalışılıyor.
 
Son yıllarda daha sık yaşamaya başladığımız bu tür felaketler kamuoyunda üzüntü ile karşılanmakla beraber, ekolojik dengeyi bozan, rant odaklı ve bilinçsiz yapılanmalara, ağaçların kesilmesine neden olan, doğal dokuyu tahrip eden HES projelerine olan tepkileri de artırıyor. Her felaket sonrası önlenemez doğa olayı yönünde yapılan resmi kurum değerlendirmeleri ve açıklamaları ise bilimden ve uzmanlıktan uzaklaşmanın sonucu olan bu yıkımları izah etmekten uzak kalıyor.


 
Giresun başta olmak üzere Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki sel felaketi nedeniyle hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarında baş sağlığı mesajlarını ve kayıp vatandaşlarımızın sağ olarak bulunması dileklerini paylaşan Tüketici Dernekleri Federasyonu TÜDEF Genel Başkanı Aziz Koçal, konuyla ilgili yaptığı açıklamada yaşanan felaketlerin asıl nedenlerine dikkat çekti ve yetkilileri uyardı.
 
Her zaman olduğu gibi kadere bağlanıp kolaycı bir yöntem seçilecek
 
Bölgenin yoğun yağış aldığı gerçeğinin bilindiğini ancak bu kadar büyük boyutta sel felaketinin daha önce yaşanmamış olduğunu ifade eden Koçal, “Her zaman olduğu gibi bu sel felaketinin bir doğa olayı olduğu kabul edilerek kadere bağlanıp kolaycı bir yöntem seçilecektir. Hatta bazı yetkili kişilerin dün yaptığı açıklamalardan da anlaşılacağı gibi vatandaşlarımız suçlu bulunacak. Bu söylemlerden vaz geçilerek, sel felaketleri sonrası bir yandan vatandaşlarımız yaralarının sarılması maddi kayıplarının giderilmesi yönünde çalışmalar yapılması diğer yandan bilimin, tekniğin, mühendisliğin ve aklın getirdiği bilgi ile afetin boyutunu büyüten etkenler araştırılarak bu etkenler ortadan kaldırılmalıdır” dedi.
 
Artık hepimiz biliyoruz, ama bir türlü yetkililer bilmiyor
 

Bölgede büyük yıkıma neden olan sel felaketinde esas etkenin dereler üzerine yapılan Hidroelektrik Santraller (HES) olduğunun bilimsel bir gerçek olduğunu, bunun yanı sıra dere yataklarına yapılan yapılaşmaları, dere yataklarının daraltılmaları gibi diğer etkenleri de sıralamanın mümkün olduğunu söyleyen Koçal, “Görüldüğü üzere çevre karşıtı doğal dengeleri ve ekolojik sistemi bozan yatırım ve planlamalar felaketlere neden olmaktadır. Sel felaketinin büyük hasar oluşturduğu Giresun’da 38 adet faal HES bulunmakta, 7 adet HES’in de yapımına devam edilmektedir. HES projeleri için kesilen ağaçlar nedeniyle heyelan olabilmekte, suların HES boru ve barajlarına toplanması nedeniyle derelerde azalan su dere yataklarında küçülmelere ve sudan boşalan yatakların molozlar ile dolmasına neden olmaktadır. HES kapaklarının açılması ise doğal afeti getirmektedir. Normal yağış ile oluşan su akışı ile HES kapaklarının açılması suretiyle oluşan su kütlesinin gücünün aynı olmayacağı gerçeğini artık hepimiz biliyoruz, ama bir türlü yetkililer bilmiyor” diye konuştu.


 
Dere yataklarına yapılaşma iznini kim verdi?
 
TÜDEF Başkanı Aziz Koçal, HES’lerin bölgede bir yıkıma neden olacağı gerçeğini, bilim insanlarının, meslek odaları ve kitle örgütleri/sivil toplum kuruluşlarının sürekli dile getirmiş olmasına rağmen, rant uğruna dikkate alınmadığını, her zaman olduğu gibi uygulanan yanlış politikalar sonucu rant beklentisinin bilimin önüne geçtiğini vurguladı. 
 
“Yaşam Hakkı”nın Anayasamızda güvence altına alındığını, “Sağlıklı Çevrede Yaşam Hakkı” ve “Tüketicinin Sağlık ve Güvenliğinin Korunması Hakkı”nın Evrensel Tüketici Hakkı olduğunu hatırlatan Koçal, bunu sağlamanın da devletin görevleri arasında olduğunu ancak bölgede oluşan afetin boyutunun ve can kayıplarının, insan eliyle büyütülmüş rant uğruna, yaşam hakkının hiçe sayıldığının göstergesi olduğunu ifade etti.
 
Yetkililerin, yaptıkları açıklamalarda HES gerçeğinin üzerini örtme yarışına girerek, dere yataklarına ev yapan vatandaşları suçlayıp, işi doğa olayı ve kadere bağlayarak kolaycılığı seçtiklerini söyleyen Koçal, “Dere yataklarına yapılaşma iznini kim verdi? O yapılaşmalar yapılır iken görevli yetkililer neredeydi? Askerlerimizin şehit olmasına neden olan menfezi de mi köylüler yaptı? Dere yatağı etrafına kurulan ilçe merkezinin oluşmasına ve ilçede yoğun yapılaşmaya kim izin verdi? sorularını yönelttiği yetkililere şöyle seslendi:
 
HES projeleri derhal iptal edilmelidir. Hiçbir şey insan yaşamından değerli olamaz
 
“Bölgede yapımı süren HES’ler, faaliyette bulunan taş ocakları, maden ocakları acilen durdurulmalıdır. Mevcut faaliyette olan HES’ler bilim insanları ve meslek odaları tarafından yeniden denetlenmeli, gerekiyor ise kapatılmalıdır. Henüz yapım aşamasında olan ve yapımına başlanmayan HES projeleri derhal iptal edilmelidir. Hiçbir şey insan yaşamından değerli olamaz, politikacılar insanları yaşatmak için politika üretmelidir. Yaşam kutsaldır, Anayasanın teminatı altındadır.
 
Denetim, ruhsatlandırma gibi yerlerde liyakat sahibi insanlar görevlendirilmeli, yapılacak her türlü yatırım ve projelerde toplumsal toplam faydalar, yaşam hakkı ve çevre, doğal dengeler ön plana alınarak değerlendirmeler yapılmalıdır. Çevre karşıtı ve doğal afetlere neden olabilecek hiçbir yatırıma izin verilmemelidir.
 
Rant merkezli çevre karşıtı yatırım ve planlama kararlarında asli sorumluluklarını yerine getirmeyerek, bu felaketlerin olmasına neden olan sorumlular bağımsız yargı ve topluma hesap vermelidir. Jandarmaların ölümüne sebep olan menfezi yapanlar, ya da yapım projesini onaylayanlar, HES’lere, dere yataklarında yapılaşmaya izin verenler sorgulanmalıdır.
 
Sel felaketine maruz kalan vatandaşlarımızın maddi kayıpları karşılanmalı, hasar görev evler yenilenmeli, zarar gören tüm ekili alan ve fındıkların tespitleri yapılarak zararlar karşılanmalıdır. Konutlar diğer afetlerde olduğu gibi sele karşı da sigorta yaptırılmalıdır.”


 
TÜDEF Genel Başkanı Aziz Koçal, sel felaketine maruz kalan vatandaşlara ise şu uyarıları yaptı:
 
Sel felaketleri sonrası için AFAD’ın uyarıları da dikkate alınarak;
 
*Sel felaketi ile su dolan binalara hasarlı olup olmadığı kontrolleri yapılmadan girilmemelidir.
 
*Binalar kontrol edilirken su geçirmez ayakkabı ve pille çalışan el fenerleri kullanılmalıdır.
 
*Konut duvarları, kat zeminlerinde ve pencerelerdeki hasarlar, tavan, sıva vb. malzemelerin dökülmesi riskinin olup olmadığı kontrol edilerek, Sigorta işlemleri için zarar gören yerlerin fotoğrafı çekilmelidir.
 
*Sel sonrasında da ikincil afet olarak yangınlar çıkabilir. Bu nedenle evde gaz sızıntısı, suyun altında kalmış elektrik aksamı, fırın, ocak ve elektrikle çalışan eşyaların olmadığına emin olun.
 
*Sel sırasında evinizde kalmış yiyecekler varsa bunları kesinlikle kullanmayın. (Konservelerde dahil)
Konuttaki sel suları binanın daha fazla zarar görmemesi için yavaş, yavaş boşaltılmalıdır.
 
*Lağım çukurları, mikroplu tanklar ve atık su sistemleri sel sonrası insan sağlığına zarar vermemeleri çin mutlaka yetkililere kontrol ettirilmelidir.
 
*Konuta sel sırasında yılan ve benzeri zararlı hayvanlar girebilir. Bu konuda da dikkatli olmak gerekir.
 
*Felakette zarar gören vatandaşlarımız zararlarının tespitini yetkililere mutlaka yaptırmalı tespitin imzalı bir suretini almalıdır.
 
Bir doğa olayının afete dönüşmesi insan kaynaklı eksiklikler ve hatalar zincirinin sonucudur
 
Sonuç olarak, bilimin ve mühendisliğin gereklerini yerine getirmeyerek, sel felaketinin bir doğa olayı olduğu gerçeğini kabul etmek ve kadere bağlamanın kolaycılık olduğunu, can ve mal kayıplarını kadere bağlamanın da bilim ile bağdaşmadığını dile getiren Aziz Koçal, felaketler sonrası yara sarma anlayışından ziyade; bilimin, tekniğin, mühendisliğin ve aklın getirdiği bilgi ile afetler öncesi yapılması gereken görevlerin yerine getirilmesi gerektiğini ifade etti ve şu sözlerle vurguladı: “Unutmayalım ki, bir doğa olayının afete dönüşmesi insan kaynaklı eksiklikler ve hatalar zincirinin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.”

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz