ÇANAKÇI DERNEKLER BİRLİĞİ BİLDİRİSİDİR
KONU: ÇAVUŞLU BELDESİNE KURULMASI PLANLANAN ÇÖP ARTIMA TESİSİ
İdarece, onlarca yıldan bu yana çözülemeyen Giresun ilinin çöp sorununun külliyen çözüme kavuşturulması için Görele ilçemize bağlı Çavuşlu beldesindeki taş ocaklarının bulunduğu yerde, çöp artıma tesis kurulmasına karar verilmiştir.
Hem vicdana, hem yasalara aykırı bu kararın yerindeliği ve hakkaniyete uygunluğu belde ve yöre halkı tarafından tartışılmaktadır. Takip ettiğimiz kadarıyla, kararı alan yürütme erkinin başındaki iktidar partisine mensup milletvekillerimiz, iktidar partisi il başkanı ile il merkezindeki atanmış yöneticiler Çavuşlu ve Görele halkını ikna etmek için çalışmaktadır.
Konu hakkında, Görele sivil toplum kuruluşları tarafından açık tavır belirlenmiştir.
Karadenizli olmanın en büyük özelliklerinden birisi, “doğduğu yer değil, doyduğu yerde yaşamaya mahkûm ancak ömrünün bir noktasından sonra memlekete dönüşü hayal etmektir.”
Yaşanabilir alanlar sürekli azalırken nüfusun hızla çoğaldığı dünyada, iklimi, yağış rejimi, bitki örtüsü ile bugünün ve yarının yaşanabilir ender alanlarından birisi de Karadeniz bölgesidir.
Dünya hızla gelişen teknolojiye ve sanayileşmeye teslim olurken, insanoğlunun yaratılmasından bu yana var olan temel ihtiyaçları azalmamakta, nüfusla birlikte artmaktadır. Binlerce yıl evvel insanlar temiz havaya, tarım yapacak toprağa, suya, hayvancılığa, balıkçılığa muhtaç iken, bu ihtiyaçlar günümüzde milyarlarca kat artmıştır.
Dolayısı ile yapılması planlanan çöp toplama ve artıma tesisinin yerinin seçiminde doğal doku, akarsu ve deniz kaynakları, arıtma tesisinin çevreye salacağı atık sıvı, gaz ve tesisin sebep olacağı trafik yoğunluğu ile tesisten beklenen faydanın mukayesesi yapılmalı, çıkacak sonuca göre tartışılarak neticeye varılmalıdır.
Giresun merkez ve ilçelerinin, yıllardan bu yana çöp sorununu çözememiş olmasının sorumlusu Çavuşlu ve Görele halkı değildir.
Çöp sorunu bir gerçektir, çözülmesi gerekmektedir. Ancak bu çözümün, yeni sorunlar doğurmaması ve tabiri caizse “atılan taşın, ürkütülen kurbağaya değmesi” gerekmektedir. Toplanacak çöplerin, karayolu ile bu tesise taşınmasında sarf edilecek yakıt gideri dahi tek başına kamu zararınadır.
Çavuşlu beldemize kurulacak olan çöp artıma ve depolama tesisi, civardaki su kaynaklarını, toplum sağlığını, balık ve hayvan neslini, toplum huzuru ve sağlığını bozacak, “kaş yaparken göz çıkaracak” niteliktedir.
Tarafımızda oluşan kanı, bu tesisin Çavuşlu beldesine yapılmasında taş ocağının açtığı inşaat alanından yararlanma amacı tek gerekçedir.
Oysa tamamen yeşil örtü ile kaplı ve su kaynaklarına bu kadar yakın ve neredeyse Trabzon sınırına yakın bu alandan önce, Giresun ili içerisinde tarımsal amaçlı kullanılmayan, orman ve bitki örtüsünden yoksun, kıraç, çöp artıma tesisinin oluşturacağı sıvı atıkların su kaynaklarına ulaşana kadar yapay ve doğal ortamlarda rafine edilebileceği ve daha önemlisi yerleşim alanlarına daha uzak bölgelerin aranması uygun olacaktır.
Veya çöp depolama ve artıma tesisleri, her ilçe için ayrı, il merkezi için de merkez ilçe sınırları içinde kurulmalı ve böylece depolanacak çöplerden çıkacak olan doğal ve toplumsal yaşama zararlı atıkların da, düşük yoğunluklu olarak doğaya salınması ve doğada kolayca emilip dağılması sağlanmalıdır. Bu uygulama, aynı zamanda çöplerin onlarca kilometre taşınmasından kaynaklanacak sarfiyatı önleyecek ve ilçe merkezlerindeki tesisler, o ilçeler için asgari beşer kişilik de olsa istihdam sağlayacaktır.
Çavuşlu beldesinde mevcut inşaat yapmaya elverişli alan kamu yararına değerlendirilmek isteniyorsa, bu alanın hapishane (ceza ve tutuk evi) olarak değerlendirilmesi pekâlâ mümkündür. Çünkü cezaevleri günümüzde şehir merkezlerinden uzaklaştırılarak günlük yaşamın dışında sakin ve korunaklı alanlara taşınmasına rağmen Giresun cezaevi şehrin ortasında kalmıştır. Keza, en yakın otelin onlarca kilometre uzakta olduğu Görele, Eynesil, Çanakçı yöresi için turizm tesisi kurulmak suretiyle de bu alandan yararlanmak mümkündür.
Çanakçılılar olarak, kadim zamanlardan bu yana komşumuz, hemşerimiz ve dostlarımız olan Çavuşlu ve Görelelileri ilgilendirdiği kadar, bizleri de ilgilendiren bu sorun hakkında insan olarak doğuştan sahip olduğumuz evrensel haklarımızı, Anayasa ve yasalarla tanınan haklarımızı dile getirmek, kullanmak, yine yasalar ve vicdanımızın yüklediği ödevleri ifa için işbu beyan kamuoyuna sunulmuştur.
Çavuşlu çöp artıma ve depolama tesisine karşı çıkışımızın vicdani, sosyolojik sebepleri yanında ayrıca bu itirazımızın yasal sebeplerini de kararı veren ilgililere hatırlatmak için, dayanağımızı teşkil eden hukuk prensiplerini kısaca belirtmek istiyoruz;
Anayasamızın 56. maddesinde;
“Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.”
Hükmü getirilerek, çevremizin korunmasının hem hakkımız hem de ödevimiz olduğu belirtilmiştir.
Anayasada korunan “çevre hakkı ve ödevi” ile ilgili yasal düzenleme ise şu şekildedir.
2872 sayılı Çevre Kanunu;
Madde 1:
Bu Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamaktır.
Madde 2:
Bu Kanunda geçen terimlerden;
Çevre: Canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları biyolojik, fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamı,
Çevre korunması: Çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribini, bozulmasını ve yok olmasını önlemeye, mevcut bozulmaları gidermeye, çevreyi iyileştirmeye ve geliştirmeye, çevre kirliliğini önlemeye yönelik çalışmaların bütününü,
Çevre kirliliği: Çevre meydana gelen ve canlıların sağlığını, çevresel değerleri ve ekolojik dengeyi bozabilecek her türlü olumsuz etkiyi,
Sürdürülebilir çevre: Gelecek kuşakların ihtiyaç duyacağı kaynakların varlığını ve kalitesini tehlikeye atmadan, hem bugünün hem de gelecek kuşakların çevresini oluşturan tüm çevresel değerlerin her alanda (sosyal, ekonomik, fizikî vb.) ıslahı, korunması ve geliştirilmesi sürecini,
Doğal varlık: Bütün bitki, hayvan, mikroorganizmalar ile bunların yaşama ortamlarını,
Ekosistem: Canlıların kendi aralarında ve cansız çevreleriyle ilişkilerini bir düzen içinde yürüttükleri biyolojik, fiziksel ve kimyasal sistemi,
Ekolojik denge: İnsan ve diğer canlıların varlık ve gelişmelerini doğal yapılarına uygun bir şekilde sürdürebilmeleri için gerekli olan şartların bütününü,
Madde 3:
Çevrenin korunmasına, iyileştirilmesine ve kirliliğinin önlenmesine ilişkin genel ilkeler şunlardır:
a) Başta idare, meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup bu konuda alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdürler.
b) Çevrenin korunması, çevrenin bozulmasının önlenmesi ve kirliliğin giderilmesi alanlarındaki her türlü faaliyette; Bakanlık ve yerel yönetimler, gerekli hallerde meslek odaları, birlikler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparlar.
d) Yapılacak ekonomik faaliyetlerin faydası ile doğal kaynaklar üzerindeki etkisi sürdürülebilir kalkınma ilkesi çerçevesinde uzun dönemli olarak değerlendirilir.
e) Çevre politikalarının oluşmasında katılım hakkı esastır. Bakanlık ve yerel yönetimler; meslek odaları, birlikler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların çevre hakkını kullanacakları katılım ortamını yaratmakla yükümlüdür.
Madde 8:
Her türlü atık ve artığı, çevreye zarar verecek şekilde, (…) doğrudan ve dolaylı biçimde alıcı ortama vermek, depolamak, taşımak, uzaklaştırmak ve benzeri faaliyetlerde bulunmak yasaktır.
Kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililer kirlenmeyi önlemekle; kirlenmenin meydana geldiği hallerde kirleten, kirlenmeyi durdurmak, kirlenmenin etkilerini gidermek veya azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Madde 9:
Çevrenin korunması amacıyla;
a) Doğal çevreyi oluşturan biyolojik çeşitlilik ile bu çeşitliliği barındıran ekosistemin korunması esastır. Biyolojik çeşitliliği koruma ve kullanım esasları, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve ilgili diğer kuruluşların görüşleri alınarak belirlenir.
h) Ülkenin deniz, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının ve su ürünleri istihsal alanlarının korunarak kullanılmasının sağlanması ve kirlenmeye karşı korunması esastır.
Görüşümüz;
Tartışılan sorun siyasi görüşler, kişisel hırs ve menfaatlerin ötesindedir.
Sorun, bugün gurbette doğup anne babasından memleketindeki denizi, ormanları, şırıl şırıl akan dereleri, kiraz ağaçlarından sallanan kırmızı alahnazları, alabalıkların kırmızı beneklerini, yayla yollarında kınalı koyunların boyunlarında çalan zilleri, kemençecileri, atma türküleri, tarlalarda tek sıra halinde kazma sallayan peştamallı imeceleri, fındık zamanı yaşanan tatlı telaşı, yorgunluğu, fındık harmanına çuvalları döktükten sonra çimende oturup tene yapışan sakırttakların nasıl temizlendiğini, Sis dağının başına sonbaharda yağan karı, o karların Ağustos ortasında Görele’de, Çanakçı’da dondurmacının tezgâhına dolduruluşunu, ormandan toplanan tırmıtı, iskeleden ayakları sallayıp oltayla tutulan gomiti, kefali, balıkçı teknelerinden kasalara doldurulan hamsiyi, kurulan pazarlarda satılan köy mahsullerini, ortası hamurdan burgulu somun ekmeği velhasıl yeşili, maviyi ve binlerce yıllık tarihi, gelenekleri dinleyen çocuklarımızın geleceğidir.
Bu sebeplerle, Çanakçı Dernekler Birliği olarak, bütün siyasal kimliklerimiz ve şahsi görüşlerimizden arınmış Karadenizlilerden, Çanakçılılardan oluşan kişiler olarak Çavuşlu’ya çöp artıma ve depolama tesisine karşı olduğumuzu beyan eder;
Yöremizde bulunan doğal kaynaklarımızın, akarsularımızın ve kültürel yapımızın korunması için başta Çanakçı ve Görele kaymakamlarımız ve Belediye Başkanlarımız olmak üzere atanmış ve seçilmiş bütün idarecilerimizi, sivil toplum örgütlerimizi göreve çağırır, bu kutsal uğraşlarında elimiz erdiği gücümüz yettiğince yanlarında olduğumuzu bildiririz.
Saygılarımızla.10 Şubat 2010
ÇANAKÇI DERNEKLER BİRLİĞİ
Adına
Avukat Aydın Sordi |