|
 |
| ÇANAKKALE İÇİNDE VURDULAR KİMİ ? |
| 20 Mart 2007 11:16 · Kadir Çelik |
Eşim Neslihan, tarihi iyi bilir, arada bir beni de sınava sokar.
"Çanakkale Savaşı’nın tarihini söyle bakalım?"
Yanıtım hazır: "18 Mart 1915".
Yeni soru ok gibi geliyor, "Bu tarih, savaşın başlangıcı mı, yoksa sonu mu?".
Eyvah, benim bildiğim 18 Mart 1915 savaşın başlangıcı, haklıymışım, Neslihan Hanım başını "evet" anlamında sallayınca rahat nefes aldım.
Ama, ahalinin çoğunluğu 18 Mart 1915’i savaşın sonu diye biliyormuş.
Çanakkale Zaferi, sadece Türkler için değil, Ruslar için de önemlidir.
Türkler, Çanakkale’de zafer kazanmasıydı, Rusya’da Ekim devrimi yaşanmazdı.
Çanakkale Savaşı’nda yenilseydik, Ruslar İstanbul’a kadar gelecekti.
Ve bu savaşta şehit düşenlerin büyük bölümü, liseli, üniversiteli gençlerdir.
Türkiye, okumuş, gelecek vaat eden neslinin büyük bölümünü bu savaşta kaybetti.
İstanbul Erkek Lisesi’nin bayrağının üzerindeki sarının yanındaki siyah, Çanakkale Savaşı’nda şehit düşen İstanbul Lisesi öğrencilerini anlatır.
Yoktan, yoksulluktan, ruhla bir destan yaratan Türk nesline ne oldu?
Nevruz bayramında bebeleri polislerin önüne süren, söktüğü kaldırım taşını polisin üzerine atan, onbinlerce insanın ölümünden sorumlu terörist başına övgüler yağdıranlar kim?
Sinop Atatürk Devlet Hastanesi’nde başlatılan ve 13 vilayete yayılan, 500 trilyon liralık yolsuzluğun zanlıları biliyorlar mı, Çanakkale Savaşı’nda yaşananları?
Ne oldu bize?
Kim bozdu bu neslin genlerini?
Çanakkale destanını yazan o şehitlerin torunlarına kim ne yaptı?
Biz buysak, onlar kimdi?
Kadir ÇELİK
objektif@objektifhaber.com
|
Bu yazı 2114 defa okunmuştur. |
 |
| » Sorular çok isabetli |
Yazının sonunda yer alan soruları sık sık kendimize sormalıyız. Evet ne oldu bize? Evet, soruları bulmadan cevapları bulamayız İsmet Özel'in dediği gibi. Önce sorular... NE OLDU BİZE? ··· 20/03/2007 21:37, göreleli |
 |
| » sorumlu mu?? |
sorumlu mu aranıyor şimdi, çok geç olmadımı ??? ··· 21/03/2007 09:07, Arslan Karataş |
 |
| » YARIN |
Belki yarın belkide yakın zamanda pişmanlık duygularının zirveye tırmandığı biranda,boşa geçen günlerin hesabı içleri yakıp kavurdukça koro halinde KENDİM ETTİM KENDİM buldum diyecekler ama çok şey kaybedilmiş olacak.Telafisi mümkün olmayan en değerli hazine zamandır.Zamana yazık olacak.Tabiki günahsızlarada yazık....GÖRELE ··· 21/03/2007 16:43, SEFER AYDIN |
 |
| » NESLİHAN YENGEM ÇOK HAKLI! |
Bu Çanakkale savaşlarını çoğumuz biliriz.Çanakkale geçilmez diye kaç yılında destan yazmıştı o yoksul ama onurlu atalarımız?1915 yılı!.Sıkı durun dostlar,"Çanakkale Geçilmez"diye destan yazılan dünya tarihinin en trajik savaşından çok değil iki sene sonra,Çanakkaleyi geçemeyen İngiliz ve Fransız askeri güçlerine bizzat o meşhur İngiliz hayranı padişahımız Vahdettin tarafından İstanbul şehrimiz teslim edilmiş,Türk askerleri terhis edilip İstanbul'un güvenliği bu melun güçlere devredilmiştir.Ve hatta bir Fransız komutan Fatih Sultan Selim'e nazire yaparcasına beyaz bir at'ın üstüne binerek galata köprüsünden İstanbul'a girmiştir!Bu ne yaman çelişki annem!Sayın Çelik,sizin çok çalışmanız lazım,çok!Saygılarımla.ALİ DURSUN--SHP GÖLCÜK İLÇE BAŞKANI--KOCAELİ--ali.dursun1960@mynet.com ··· 21/03/2007 23:16, ALİ DURSUN |
 |
| » Sizinde çok çalışmanız lazım Ali Dursun Bey |
Ali Dursun bey insanları suçlarken daha dikkatli olmalısınız, Vahdedtinin istanbul'u teslim ettiğini söylüyorsunuz kaynağınıda açıklarsanız memnun olurum, tarih birilerine hain diyerek, kalleş diyerek yazılmaz, evet ingilizler çanakkale savaşından 2 yıl sonra boğaza girdiler ve toplarının hedefindede yıldız sarayı vardı, ama onlar bizim müttefiklerimizin 1. dünya savaşında yenilmesinden dolayı girdiler istanbul'a yani biz ne destanlar yazdığımız çanakkaleden düşmanı geçirmedik ama müttefik olduğumuz ülkeler bizler kadar dayanıklı çıkmadı, o ingiliz hayranı dediğiniz Vahdettin ulusun yeniden ayağa kalkması için o sıralarda Mustafa Kemal'i Samsun'a gönderip istiklal mücadelesini başlatmanın hesabını yapıyordu ve onu başardı, ayrıca bu tarih bilginizle bizi o savaşa kimlerin sürüklediğinide söyleyin lutfen, Abdulhamitin tahtan indirilişin nelere mal olduğunu, Enver ve Talat paşaları'da anlatın bizlere, yalnız düşüncenize göre yorumlamadan, saygılarımla ··· 23/03/2007 08:26, Ahmet Selim |
 |
| » SELAM |
ÇANAKKALE HER TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞININ GİDİP GÖRMESİ GERKEN YERDİR
TABİİKİ ORALAR GEZİLİRKEN BİRİLERİDE ORDA YAŞANAN OLAĞANÜSTÜ MÜCADELE HAKKINDA BİLGİ VERMELİ... ··· 23/03/2007 23:37, sezer özarslan |
 |
| » Sayın Ahmet Selim Bey'e |
En önemli belgemiz nutuktur ve eğer nutuğu okumuş olsaydınız Vahidettin'in hain olduğunu anlardınız.Hatta Şu Çılgın Türkler kitabında eğer okuduysanız Vahidettinin bir ingiliz yüzbaşına İstanbul'u işgal etmesini söylediğini tarihi belgelere dayalı olarak görürdün.Ve daha önemlisi ,yunan ordusunu halifenin ordusudur karşı gelmeyin diyen ,tarihe de belgeleriyle geçmiş olan,vermiş olduğum kolaylıkla elde edilebilecek olan kitaklarda detaylarıyla bahsedilmektedir.Birde padişahın Mustafa Kemal Atatürk'ü Samsun'a yollamasının nedeni Türklerin rumlara yapmış olduğu vahşetti engellemek içindir.(Tabi padişahın bu söyledikleri tamamen yanlış ve terstir.Gerçekte rumlar bir katliama girişmişlerdir.Padişahın amacı mağdur olan Türklerin vahşetlere kapılmayıp, rumların yapmış olduğu hertürlü namussuzluğu ve katliamı içlerine sindirmeleri ve karşı koymayarak Mondros Ateşkes Anleşmasının 7. maddesinin uygulanmamasını sağlamaktır )Son birkere daha hatırlatayım NUTUĞU oku ve Vahidettinin kim olduğunu gör.Bir şey daha siz neye dayanarak yazıyorsunuz,yoksa ingilizlerin uçaklarla dağıttığı bildirilere mi?Saygılarımla... ··· 25/03/2007 21:34, Ahmet Mete |
 |
| » Evet çok Doğru? |
Nutukta ve şu çılgın türkler kitabında aynen sizin söylediğiniz gibi yazıyor, ama Nutuk'un Kaç defa yeniden basıldığınıda biliyorsunuzdur her halde, ve Şu Çılgın Türkler kitabının bir tarih kitabı değil bir roman olduğunu, Tabiki içinde gerçekleri barındırıyor ama o kitap sadece bir roman, Nutuk ise harf devriminden önce yazılmış ve orjinali osmanlıcadır, ayrıca sizi ilk Türkiye büyük millet meclisindeki meclis tutanaklarını okumaya davet ediyorum, ilk miralay Rauf Orbay'ın Hatıralarını ve Mustafa Armağan'ın Timaş Yayınlarından çıkan Küllerin Altında Yakın Tarih kitaplarını Okumaya davet ediyorum, zaten bu ülkede resmi tarih oluşturmak uğruna bir medeniyeti yok saymak ancak bize özgü bir durum olmalı, tabiki yanlışları olabilir Vahidedtinin ama bu ülkeyi kurtarmak istediğine eminim, ayrıca Mustafa Kemal Atatürk'ü samsuna göndermek boğazı saran gemilerden sıyrılıp karadenize çıkmak mümkünmüdür, Atatürk'ün izin kağıdını bizzat kendisi hazırlamış ve yanına verdiği 18 subay ile birlikte samsuna milli mücadeyi başlatması için göndermiştir, izin kağıdında ise aynen sizin dediğiniz gibi yazmaktadır, fakat istanbul boğazından karadenize çıkmanında başka yolu yoktur, idam fermanına gelince o fermanı başına dayanan silahın gölgesinde imzalamış ve istiklal mücadelesi sonuna kadar istanbul ve ankara hükümeti arasında her hangi bir sorun yaşanmamıştır, lütfen yanlışım varsa düzeltin, saygılarımla... ··· 26/03/2007 08:36, Ahmet SELİM |
 |
| » Sayın Ahmet Selim Bey'e |
İlk olarak cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.Sadece sizin üzerinde durduğunuz için belirtiyorum,okumuş olduğum Nutuğun ağır eski bir dille yazıldığını belirtmeyi bilgilerinize sunarım.Diğer bir önemli husus Hüseyin Rauf Orbay Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküş belgesi olan Mondros Mütarekesini imzalamış ve İzmir Suikastı nedeniyle İstiklal Mahkemesinde on yıl hapse mahkum edilmiştir.Bunları yazmaktaki amacım ,yeni bir tartışma ortamı oluşturmak yada konuyu saptırmak değil ama objektifliği dikkate alınması gereken çok önemli konularda, düşündürücü olan kaynakları sunmanız ve bahsediyor olmanızdan ibarettir.Burada müsadenizle,yazılmış, emek verilmiş olan eserleri tartışmak yada kıyaslamak yada benim de, sizin de bakış açınıza ters düşebillecek eserler söyleyerek bir yarışa girişmek uygun düşmez ,bunlarda konuyla hiçbir şekilde bağdaşmaz ve seviyeyi çok fazla düşürmüş olur.Çok önemli bir hususun altını tekrar çizeyim,Nutukta çok kesin bir dille ,sizce tartışmalı ,bence tartışmasız olan zatın ,ne olduğunu ve ne gibi gaflet ve hıyanette bulunduğunu herkesce anlaşılabilecek bir dil ve uslupla anlatılmıştır.Ama genede ilgilendiğiniz için teşekkür ederim.Saygılarımla... ··· 26/03/2007 15:13, Ahmet Mete |
 |
| » Adaşım değerli Ahmet Bey'e |
. Ahmet bey çok önemli noktalara değiniyorsunuz tebrik ederim, İzmir suikastının yakın tarihimizde derin yaralar açtığını düşünüyorum ve aradan sekiz ay geçtikten sonra bu olayın nasıl hukuksal bir fiyasko olduğu bizzat Mustafa Kemal Atatürk Tarafından ifade edilmiştir, İzmir suikastından sadece Rauf Orbay Değil, neredeyse milli mücadele komutanlarının bir çoğu yargılanmıştır, yani Kazım Karabekir, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez, Rüştü Paşa, Mersinli Cemal Paşa. Hatta Rauf Orbay o sırada yurtdışında olduğu için daha sonra gıyabında Ankara'da yargılanarak, 10 yıl hapis cezasına çarptırılacaktır. Rauf Orbay Aklanmış ve 1942 – 1944 yılları arasında Londra büyük elçiliği yapmış değerli bir şahsiyettir, bunlar zayıflayan tek parti iktidarını kurtarmak için bu komutanlara atılan bir iftiradır, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kapatılmasıda zaten bu olayların habercisidir. Saygılarımla ··· 26/03/2007 19:47, Ahmet Selim |
 |
| » TARİH..EY YALANCI TARİH.. |
selam dostlar yorumları okur iken iki sevgili ahmet arkadaşımızın çok ta manidar olan tarihsel bakışlarını izliyorum,bu arada her iki arkadaşımıda ciddi anlamdaki tarihsel bilgilerinden dolayı tebrik ederim, kendilerine tavsiyem nacizane şudur,olayları ve insanları bireysel olarak ele almadan iktidar kavgalarını ve 1839- 1918 arası osmanlı tarihini iyi etüd etsinler derim , bu arada bu etudü yapar iken ltf. kişilere ve ülkelere takılı kalmayalım ,asya ve avrupa ve hatta afrikada ki aynı tarihsel süreç içerisinden tamamen birbirine paralel olarak gelişen sosyo ekonomik ve siyasal devrimlerin ateşinin kimler tarafından nasıl yakıldığının ve bu süreçte osmanlı ve diğer parçaladıkları iran, rusya, hindistan ,prusya gibi imparatorluklarda kaç devlet meydana getirdiklerini ve hangilerinden ne türlü imtiyazlar sağladıklarını iyi etüd edelimki bu gün hala saplanmış olduğumuz aptalca ve yalansı destanlarla süslenip te sadece uyutulmamıza faydası olan ve dünya gerçeklerini görmememiz için gözümüze perde niyetine asılan tarih yalanlarından uyanalım derim unutmayalımki asıl savaş cumhuriyetciler le ittihatcıların savaşı diil, savaşın kahramanları ,yada tarafları m.k ATATÜRK,ve ENVER PAŞA diildir,asıl savaş çok daha vahşi bir şekilde adını ve coğrafyasını vermiş olduğum ülkelerde , kapitalizmin paylaşma savaşıdır.ingiliz, fransız, alman,ve en önemlisi de rus sermayesinin ve kapitalizminin1918 lerde yapmış oldukları bu savaşlar neticesinde çizilen kendi hinterlandlarına ait ülkelerin oluşturmuş olduğu haritayı,bu gün küresel imparatorluğun sahibi yırtıp atmaktadır ,umarım asıl savaşın ne olduğu anlaşılmakla birlikte,genede tarihsel sürecin farklı seslerle ve görüşlerle tartışılmasının bana vermiş olduğu hazla heriki arkadaşada sevgiler ve araştırmalarında başarılar dilerim..bu arada unutmadan savaşı kazanan genç cumhuriyet lozan antlaşması ile neler kazanmış !!!!!! osmanlı nın savaş tazminat borçlarını hangi tarihe kadar, hangi bölge ve maden kaynaklarını vererek ödemiş ii bakınız sevgili dostlar hoşca ve dostca kalın.... ··· 27/03/2007 17:29, NİZAMETTİN CINDIK |
 |
| » tarihi tarihçilere bırakalım |
sayın ali dursun bey başka bir çok tarihi kaynaktan vahdettinni tarafından m.k.atatürk.e yardım edilerek samsuna çıkması sağlandığı yazılıyor biz sizemi tarihi yazanlarama inanalım siz tarihçimisiniz yoksa politikasını eleştiri üzerine kurmuş oy oranı binde birleri bile bulmayan bir ilçe başkanı sıfatıylamı yazıyorsunuz siyaset adamısınız adınızı duyurmak ve yazmak için yazmak bilmediğiniz konularda ahkam kesip aklımızı karıştırmak için yazmayın iyisiyle kötüsüyle bu tarih bizim iyisini örnek kötüsünden ders çıkararak geleceğe bakacağız geçmişe takılıp kalmayalım siz tarihimize bile taraflı davranırken insanımıza karşı nasıl tarafsız davrana bilirsinizki gerçekleri ortaya çıkarmak tarihçilerin işi siz siyasetinizi başka konularda yapın lütfen burda yazanların hepsine sesleniyorum bilmediğimiz konularda kesin ve net fikirler beyan etmeyelim sayın çeliğin özünde eleştirimiz tarihimiz değil bu günkü vurdum duymaz gençli biz nasıl toplumumuzu iyleştiririz ve içinde bulunduğumuz çıkmazdan nasıl kurtuluruz ona bakalım anılarda takılıp kalmayalım saygılar ··· 28/03/2007 00:10, ESRA KARATAY |
 |
| » basit bakmak lazim |
noldu bu insanlara falan fazla polemik olmuyo mu? malinin programinda kadinin cibigi gorunmuste altta halk yorum yapmis bu mu canakkalenin torunlari falan diye. dile dolamak bile sehitlere saygisizlik. bir efsane bir askeri basari ve gurur kaynagi. o zamanlar yolsuzluk yapanlar yokmuydu? bu yazinizi fazla kahve muhabbeti buldum. genleri bozulmak: ben bir bozukluk hissetmiyorum en azindan kendimde. objektif yazi herhalde duygularla yazilmaz bir sinirle yazdiginizi goruyorum. yasar kemal yazinizida sevmemistim orda ulkenin bir gazetecisi olarak ulkenin bir aydinina halki kiskirtir haldeydiniz ki kac tane de gazeteci kokenli aydinimiz haince olduruldu bizden iyi biliyorsunuz. onlar kimmiydi? onlar bizdik biz onlariz. daha ne canakkaleler cikartiriz. Turk neslinde sorun yok hala sizde de surdugunu gordugum imparatorluk kaybetmenin kompleksi devam ediyor. ··· 28/03/2007 18:31, Goksel Durkaya |
 |
| » BİLMEDİĞİNİN FARKINDA OLMAK,ÖĞRENMENİN İLK ADIMIDIR |
Sayın Ahmet Selim bey,sayın Nizamettin Cındık ve sayın Esra Karatay kardeşime olaylara farklı bir boyut getirdikleri için teşekkür ediyorum.Her ne kadar Sayın Ahmet Mete kardeşim gereken cevabı vermiş olsada tatmin olmadığınız ortadadır.Yerimiz kısıtlı olduğu için kısaca değinmek zorunda kalacağımdan,o günün İstanbul ortamında durum o denli vahimdiki,örneğin meşhur yazarlarımızdan H.Edip Adıvar ve arkadaşları ABD kongresine bir dilekçe ile müracaat etmişler,ABD mandası olmak istediklerini beyan etmişlerdi.Böylelikle bir çok ülke tarafından işgal edilmiş olmayacaktık ve ileride kurtuluşumuz daha kolay olacaktı!İşte tamda bu noktada,bir İngiliz hayranı olan padişah Vahdettin ise,aynı ulvi duyguları İngilizler için beslemekteydi!İngilizler ile gerekli olan anlaşmalar yapılmış,örneğin,her İli'imizde bir İngiliz konsolosu bulunacak,bu konsoloslar o İl'in güvenliği,vergi toplaması,yöneticilerin atanması v.b.gibi her konuda tam yetkili olacaklardı.Anadolu karışıklıklar içindeydi.Rum çeteler karadenizde cirit atıyordu,Ermeniler ise doğuda.Ünlü Topal Osman ağa hakkında o sizin savunduğunuz padişah tarafından katli vaciptir fetvası yayınlanmıştı.Nedeni ise,zayıf düşen padişahlık karşısında karadenizde yeniden Rum Pontus hayali kuran Rum çetelerin, padişahın İngilizlerin etkisi altında olmasından istifadeyle,sürekli olarak, Türklerin mezalimi altında olduklarını ve padişahın bir müfettiş göndererek Türk ahaliye çeki düzen vermesi gerektiği hususunda telkinlerde bulunması sonucu,Atatürk müfettiş olarak görevlendirilmiştir.Bunun ayrıntılarını bilenler bilirler,veya açıp İngilizlerin belgelerine baksınlar.Atatürk,o günün İstanbul'unda,bir şeyler yapabilmek için sürekli olarak vatansever subaylarla toplanmaktadır.Önce,damat Ferit hükümetinde savaş bakanı olmak için girişimde bulunurlar.Böylece bu kötü gidişi durdurabileceklerini umarlar.Fakat,bu müfettişlik işi çıkınca bu görevle anadoluya çıkıp halkı örgütleyerek kurtuluş mücadelesi vermeyi daha doğru bulurlar.Bunun için girişimde bulunulur.O günün şartlarında ya Alman hayranlığı veya İngiliz hayranlığı modadır.Atatürk her ikisindende uzak bir şahsiyet olduğu için bu müfettişlik görevine uygun görülür.1919'da Samsun'a çıkar ve Samsun'da 25 bin Rum milis gücü vardır.Atatürk Havza'da Topal Osman ağa ile buluşur,Atatürk'ün güvenliğini Osman ağa üstlenir.Atatürk bilinen yerlerde kongreleri toplarken o meşhur İngiliz hayranı Vahdettin küplere biner.Atatürk'ün görevini iptal eder,tutuklanmasını ve katledilmesini emreder.Hızını alamaz,İngiliz dostlarına başvurarak,50 bin kişilik bir yeşil ordu kurarak, Anadolu'yu örgütlemeye çalışan bu çapulcuların!üstüne göndermek ister.İngilizler kabul etmezler,giden askerlerinde Atatürk'e katılacağından çekinirler.Böylece,padişah İngiliz askeri uçakları marifetiyle,Atatürk aleyhine Anadolu'ya havadan bildiriler attırır.İşte,Atatürk ve arkadaşları o zor şartlar altında kurtuluş mücadelesi vermişler,emperyalistlere karşı zafer kazanmışlar ve laik ve demokratik Cumhuriyeti bizlere armağan etmişlerdir.Bugünkü şartlarda ise,ülkemiz yerli işbirlikçiler tarafından ABD mandası yapılmış,tarihimiz tahrif edilmiştir.Dış siyaseti ABD çıkarlarına endekslenmiş,maliyesi İMF denetiminde olan ülkemiz,bağımsızlığını ancak vatanseverlerin birlikte hareket etmesiyle kazanacaktır.İşte tamda bu noktada,Esra kardeşimin olaylara bakışı canımı acıtan bir konudur.Ben düşmandan korkmuyorum,işbirlikçilerden korkuyorum,düşman nedirki!İşte bizim siyasetimiz budur arkadaşlar.ABD'nin desteklediği işbirlikçi partilere oy verirseniz mutlaka oy'umuz düşük çıkabilir,oy verdikten sonra pişman olmanız bir alışkanlık olmuş,kendi cellatlarına oy verenlerin sonu hüsrandır.Bu günün Türkiye'sinde "siyaset laf ile olmaz"diyen ve Ülkemiz sorunlarına yönelik projeler üreten tek parti SHP'dir.Tarım,sıfır yoksulluk,eğitim ve sağlık,kalkınma proğramları ile,SHP Kocaeli İl Bilim Kurulu tarafından hazırlanan"Suya Dokunmak--Su sorunu"raporu bunlara birer örnektir.Kanallarda magazin proğramlarını izlemekten vakit ayırabilirseniz okumanızı ve izlemenizi tavsiye eder,saygılar sunarım. ALİ DURSUN--SHP GÖLCÜK İLÇE BAŞKANI--KOCAELİ ··· 28/03/2007 20:35, ALİ DURSUN |
 |
| » Sayın Ahmet Selim Bey'e (3) |
Artık konu ana temasından sapmış görülsede hem bir toplama hemde bazı bilgileri hatırlatmak isterim.Eğer bizi takip edenler varsa sizin Rauf Bey’i neden bukadar savunduğunuza bir anlam veremeyebilirler.Bağzı örnekler verip ve gerçek alıntılar yapıp konuyu aydınlatmaya çalışacağım. Şöyle izah edeyim;
Rauf Bey, Lozandan gelen delege heyetini karşılayamayacağını ve orda bulunmaması gerektiğini söyleyince ,Atatürk’te Hükümet Başkanına yakışır bir biçimde karşılaması gerektiğini hatırlatıyor.Rauf Bey çeşiti nedenler söyleyerek bulunmayacağını belirtiyor.Atatürk ,ona ancak hükümet başkanlığından ayrılması şartıyla çıkmasını kabul edeceğini söylüyor ve nitekim de kabul ediyor.Hemen sonra ,Rauf Bey, Atatürk’e, aynen şunları söylüyor “Hühümet Başkanlığından çekilirken ,sizden çok rica ederim, devlet Başkanlığı makamını güçlendiriniz”.Mustafa Kemal de “Dediğinizi yapacağıma kesin olarak güveniniz” cevabını veriyor.
Rauf Bey,devlet başkanlığı makamı olarak ,hilafet makamını düşünüyor,o makama kuvvet ve yetki sağlamasını Atatürk’ten rica ediyor.Daha ileriki bir tarihte ,Cumhuriyet’in ilanından sonra, Rauf Bey’in, Atatürk ile yaptığı görüşmede aralarında şunlar geçiyor.Atatürk, ona neden Cumhuriyet’e karşı olduğunu soruyor ve yapılmış şeyin ,Ankara dan ayrılırken kendisinden yapılmasını rica ettiği ve Atatürk’ün de söz verdiğinden başkası olmadığı söyladiği zaman ,Rauf Bey, “Ben,devlet başkanlığı makamını güçlendiriniz derken, asla Cumhuriyet ilanını düşünmüş ve kastetmiş değilim” demiştir.
Rauf Bey’in Cumhuriyet’in ilanı dolayısıyla iki İstanbul gazetesine vermiş olduğu demeçte, Cumhuriyet idaresine benzer bir idare şeklindeki bir hükümetin başında Osmanlı hanedanından biri halife olarak bulunması şeklindedir.
Daha Sonra Rauf Bey Ankara’ya gelerek birtakım propagandalarla partide ki bağzı kişileri ve partiyi ,Cumhuriyet’e , ilan ediliş şekline ,lüzumlu olup olmadığına, dair kışkırtmaya çalışmıştır.Rauf Bey’in oyununu anlayanlar ,bir parti toplantısında kendisini imtihana çekerler.Yalnız bu toplantıda Rauf Bey , Atatürkt’ten parti toplantısına karışmamasına rica eder.Atatürk’te görüşmelere müdahelelerde bulunmayacağını ,sadece parti başkanı sıfatıyla orda bulunacağını söylüyor.Daha sonrada Atatürk den toplantı salonunda bulunmamasını rica ediyor.Fakat Atatürk bunu kabul etmiyor.Rauf Bey en sonun da kendini aklamak için ” Duygularım Cumhuriyet rejiminden başka hiçbir rejimi benimsemediği yolundadır.”diyor.Fakat bunlar tamamen inandırılıcığı olmayan kelimelerden ileri gitmiyor. Çünkü,Rauf Bey Ankara’dan ayrılırken kendisine Cumhuriyet hakkında söz açan meclis başkanı Kazım Paşa’ya “Buna engel olabilirsen ,memlekete büyük hizmet etmiş olursun” demiştir.
Sonuç olarak Cumhuriyet rejimini istemeyen, ülkenin başında hilafetin olmasını isteyen ve bu doğrultuda çalışan bir zat,elbette yazmış olduklarında,söylemiş olduklarında, hilafeti,padişahı!, savunacaktır.Yani sizin tezlerinizin kaynağı olarak bahsetiğiniz kişi başlı başına bir tartışma konusu olup ,düşüncelerini analiz edip tarafsız bir şekilde yorumladığımızda da elbette Vahidettin hakkındaki görüşlerini çok kolay bir şekilde anlayabiliriz ki görüşleride gene aynı doğrultuda olacaktır.Saygılarımla...
.
··· 28/03/2007 23:33, Ahmet Mete |
 |
| » Ahmet METE bey'e son kez yazıyorum |
Size meclisin ilk açıldığı dönemin meclis tutanaklarına bakmanızı öneriyorum, öyle uzun uzun yazacak zamanım yok, öyle durumu cumhuriyet yanlısı, saltanat yanlısı olarak sınıflandırmanıza gerek yok, bizler refah yanlısı, hoşgörü yanlısı, herşeyin önemlisi demokrasi yanlısı olmalıyız, ··· 29/03/2007 12:48, Ahmet SELİM |
 |
| » Sayın Ahmet Selim Bey'e (4),teşekkür ederim bende son kez yazıyorum |
Efendim artık uzatmanın anlamı kalmadığını yansıtmanız, savunduklarımın görüş değil,gerçeğin ta kendisi olduğu anlamına geldiğinin ne kadar doğru ve kuvvetli olduğundandır.Önerilerinizi elbette dikkate alacağım.Benimde size , artık bir arkadaş ve bir adaş olarak önerim olacaktır , Nutuğumuzu okumanızdır. Gerçekler oradadır,göreceksiniz.Saygılarımla... ··· 29/03/2007 21:11, Ahmet Mete |
 |
| » AHMET SELİM KARDEŞİM SİMİ DEMOKRASİ YANLISISINIZ! |
Sayın Ahmet Selim kardeşim siz hangi ülkede büyüyüp geliştinizde bugünkü halinize geldiniz?Eğer Türkiye Cumhuriyetinde yetişmiş bir insansanız;sizi,Cumhuriyetin değerlerine ve Atatürk'e saygılı olmaya davet ediyorum.Saygılarımla.ALİ DURSUN--SHP GÖLCÜK İLÇE BAŞKANI--KOCAELİ ··· 29/03/2007 21:28, ALİ DURSUN |
 |
| » Boşuna Uğraşmayın bulamazsınız? |
Ahmet Mete'bey ben sizin gibi osmanlıcasından okuyamasamda Türkçesinden nutuğu okuyacağım söz, Sevgili Hemşehrim Ali Dursun Beye gelince (gerçi Ali Dursun Veya Ahmet mete Bana göre aynı beyne sahip iki kişi) bu ülkede Atatürk düşmanı yok, boşuna uğraşmayın bu ülkede Atatürk düşmanı bulamazsınız, Siz siyasetinizi sadece Atatürk Üzerine Kurarsanız Daha çok beklersiniz iktidar olmayı, bu ülkede siyaset belli ideolojiler üzerine kurulduğu için sürekli irtifa kaybediyor, size tafsiyem bırakın böyle basit söylemleri, bizler bu ülkeyi ne kadar çok seviyorsak, Mustafa Kemal Atatürk'ü o kadar seviyoruz bundan sakın şüpheniz olmasın. ··· 30/03/2007 09:41, Ahmet Selim |
 |
| » BİZ ONLARIN TORUNUYUZ |
BAZI YERLERDE TELEVİZYONDA ÇANAKKALE GEÇİLDİMİ FALAN SÖZLER HABERLER ÇIKTI ÇANAKKALE GEÇİLMEDİ ASLA GEÇİLMEYECEK KİM NE YAPARSA KENDİNE YAPAR BEN ŞAHSEN ONLARIN TORUNU OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM VE GEÇİLDİ FALAN SÖZLERİNİDE KINIYORUM. ··· 30/03/2007 16:43, münir aktaş |
 |
| » demokrat olabilmek kolay değil tabi |
ali dursun bey benim magazin programları izlediğimi nerden çıkardığınızı anlayamadım benim bakış açımdan ve görüşlerimden menun kalmayabilirsiniz canınızı acıtığım için üzgünüm sözlerim kastını aşmış olabilir umarım sizin sözlerinizde kastını aşmıştır ben sıradan bir vatandaş olarak görüş ve düşüncelerimi ortaya koydum ve hiç bir zaman vahdettini övmedim ve atatürkü'de yermedim biz her zaman atatürk atamız olduğu için onur duyduk vahdattinde yaptıkları ve aktarılan doğru ise bizi üzdü ama bizim büyüğümüz ve tarihimiz olma gerçeğin değiştiremeyiz dedim kötülerimizden ders çıkaralım iylerimizi de örnek alarak geleceğimizi tesis edelim dedim geçmişimizi yatıp kalkıp kötüleyerek nereye varabilmeyi umduğunuzu anlayamadım ve sizin yazdıklarınızı biz tarih derslerinde defalarca okuduk (resmi tarih derslerinde) burda tekrar etme mantığınızı anlamış değilim sizin gibi düşünmeyenleri magazin izleyen dünyayla bağı olmayan bir olarak değerlendirme mantığınızı anlamış değilim ben sıradan bir vatandaş olarak sizin gibi güzel yazamam belki sizin gibi ağzım güzel laf yapamaz belki ama bende bu ülkenin bir vadandaşı ve düşünen bireyi olarak fikrimi yazmak istedim eğer sizin dediğiniz gibi magazinden başka ilgileneceğim konu olmasaydın neden burdayım değilmi ayrıca magazinde bu ülkenin gerçeği en çok magazini izlemedim takip etmedim diyenler takip ediyor yaptıklarınızdan hür iradenizle ortaya koyduğunuxz fikirlerden korkmayın ikilem içinde kalmayın tarafsız kalmayı başarın siyaset soyunmuş insanlarada bu yakışır herkes sizin gibi düşünmek zorunda değil eğer böyle düşünürseniz kendi siyasi görüşünüzlede çelişirsin bir de şöyle düşünün bizi burda yazmamız size ilham kaynağı oldu okadar uzun uzatıya fikirlerinizi yazmışsınız ki istesenizde bu kadar kolay reklam yaspamazdınız sonra bak ben de sizin tavsiyeniz üzere SHP hangi görüşü temsil eder diye magazinden vakit bulduk ça araştırdım ne yaparsın magazini daha fazla vakit ayırmaya değer buldum bu da benim kabul etsenizde etmesenizde demokrasi insanların fikirlerine saygı duymayı gerktirir demokrasi aşığınada bu yakış tabi bahsettikleri gib demokratsalar
saygın kadir çelik beye bizler burda sizin sayfanızda yazdığınız konuyla bağdaşmayan yorumlar yapmak zorunda bırakıldık ve gereksiz yere sizi üzmüş olduk sürçül ihsan ettiysek affola umarım haddimizi aşmamışızdır aştıysak özür dilerim saygılarımı sunarım kandiliniz mübarek olsun ··· 30/03/2007 23:35, ESRA KARATAY |
 |
| » Aferim |
Bu aferim sayın KARATAY a.Kendisi bilir.Bu kadar kısa bir zamanda gaçmişini ve tarihini öğrenebildiği için aferim.Bir de hem Atatürkçü hem de resmi olmayan tarih.Bu ne perhiz ne lahana turşusu.Kendimizi kandırmayalım. ··· 02/04/2007 22:19, Mehmet KARA |
 |
| » Bu ülkede Atatürk düşmanı var. |
Bir şey bilmiyorsan "At kafadan " diye bir laf vardır. Ahmet Selim Bey "Bu ülkede Atatürk düşmanı yok" diyor. Kendisi nerede bilmiyorum ama, herhalde kafadan atıyor. Veya bu ülkede yaşamıyor. ··· 04/04/2007 12:41, Halil Kalaman |
 |
| » lahana turşusun sevmem favorim fasulye turşusu |
Mehmet Kara bey sizden aferin aldığım için çok mesut ve bahtiyarım tarihi sizdenmi öğreneceğim tarih fakültesi mezunu olarak herkes bir şeyci olmak zorundamı acaba tarafsız kalamazmısınız . kusura kalmayın Halil Kalaman bey bizbir birimizi kötüleye kötüleye geçmişimizi bilir bilmez teşhir ede ede düşmanlara bolcana harket alanı sağlayıp dünya kamu oyu önünde rezil oluyoruz haklı davlarımızda haksız duruma düşüp milyonlarca dolar tazminat ödemek zorunda bırakılıyoruz. herkes bir birini sevmek zorunda değil ama herkes bu topraklarda yaşıyor bir birine saygı duymak zorunda (her fikire kafadan atıyor demek yakışırmı size) vede bu ülkede herkes
Atatürkçü ve Osmanlının torunu var mı bir ihtirazınız biraz ılımlı olalım ve pozitgif düşünelim insanları biririne düşmanmış gibi göstermeyelim yurta sulh cihanda sulh bizede bu yakışır ··· 07/04/2007 21:49, ESRA KARATAY |
 |
| » MAKSADIMIZ BİRBİRİMİZİ MAT ETMEK DEĞİLDİR |
Esra Karatay kardeşim,maksadımız birbirimizi mat etmek değildir;siz,Halil Kalaman,Mehmet Kara,Ahmet Selim ve Ahmet Kara ve ben ve diğer bütün yuttaşlarımız özbe öz kardeşiz.Eğer sizi bu yönü memnun edecekse,evet bizler osmanlı torunlarıyız.Ve son olara Atatürk'çüyüz,Cumhuriyetçiyiz ve Laik Cumhuriyete ve değerlerine sonuna kadar sahip çıkacağız.Bugün bir savaş çıksa(dilerim olmaz) gene sen ben bizim oğlan hep birlikte oluruz.Bazı şeylere takılıp kalmayalım,vahdettinin tartışılmasının ana nedeni,Cumhuriyetin kurulması ile ilişkili olmasındandır.Ve gerçekler acıdır kardeşim.Geriye dönük osmanlı padişahlarından zaaf içinde olanlar olduğu gibi,çok başarılı olanlarda olmuştur elbette,mesela Fatih gibi yeni bir devri açan,eski bir devri kapayan padişahlar gibi,ancak şu unutulmamalıdır ki,o devir kendi tarihi süreci içinde değerlendirilmesi gereken bir süreçtir ve o tarihi süreç din ve tarım imparatorlukları devridir.Aynı şekilde,topal Osman ağaya getirilen eleştiriler gibi.Sevgili Esra Karatay kardeşim,bu tip tartışmalar kırıcı değil yönlendirici ve eğitici olmalıdır,sen bizim kardeşimizsin.Seni kırmak gibi bir düşüncemiz asla olamaz ancak seninde bilemediğin konularda fikir beyan etmeyeceğini umuyorum,Vahdettin,Atatürk ve kurtuluş savaşı sürecini mollalardan değil ama gerçekçi bir şekilde araştırmanı diliyorum,saygılarımla. ALİ DURSUN-SHP GÖLCÜK İLÇE BAŞKANI--KOCAELİ --ali.dursun1960@mynet.com ··· 09/04/2007 01:48, ALİ DURSUN |
 |
| » Geleçekle uğraşalım geçmişe takılmayalım |
Sayın ali dursun bey sizin sorununuz bu galiba sizin fikriniz dışında fikir beyan edenler bağnaz ve mollalardan ders alıyor yada magazin izleyen boş kafalı insanlar diye adlandırıyorsunuz şöyle ifade edeyim ben Türkiye Cumhuriyetinin Fakültelerinde okudum hatta yüksek lisans yaptım Atatürkü Seviyorum Osmanlının torunuyum geçmişimiz iyisi ve kötüsü bize ait Türk milletini seviyorum milliyetçiyim gayet moden kıyafetlerle Türk kadınına yakışır bir şekilde dolaşıyorum ve iş hayatındayım göreleli olaraktan bu istede karınca kararınca yazmaya çalışıyorum bütün insanları seviyorum (yaradılanı severiz yaradandan ötürü diyen kültürden geliyorum) daha çokta ülkemi seviyorum mısır yada suudi arabistan vatandaşı değil Türkiye cumhuriyetin çocuğuyum geçmişe takılıp kalmıyorum biz bugün eleştirelim geleceğimizle ilgili planlar yapalım yıllardır o iyi idi bu kötü idi ben şuncuyum ben buncuyum diye diye bir hal olduk ben tarafsızım sevdikleri çoğunluktan bir de şöyle bakın bu kadar yazılan çizen kişi arasında bayan olarak bir Esra bacımız var kötüde olsa fikirlerini ortaya koymaktan eleştiri karşısında dimdik yürümekten çekinmiyor onu alkışlıyoruz demek yerine akla gelebilecek her türlü şeyle itham edilmek üzücü ve canımı acıtıyor ben kimseyi şah ve mat etmek için yazmıyorum bana yöneltilen eleştirilere cevap veriyorum ve bu tarih iyisiyle kötüsüyle bizim kötüsünden ders çıkaralım iyisini örnek alalım ve önümüze bakalım diyorum iştesizin dediğiniz gibi tamda onu söylüyorum o tarih kendi içinde yaşanmış ve bitmiş bir süreç biz günümüze ve geleceğimize bakalım Cumhuriyet Tarihinin en yüksek borç yük cari işlem açığ ve işsizliği söz konusu iken vezirler şunu yaptı padişahlar bunu yaptı diye vakit harcamayalım ··· 09/04/2007 20:25, ESRA KARATAY |
 |
| » KÖKÜMÜZÜ UNUTMAYALIM |
Elbette geçmişe takılmayalım ama geçmişimizi,geçmişlerimizin yaşadıklarınıda unutmayıp ders çıkartılması gereken yerlerdede dersimize çalışalım.Geçmiş geleceğin aynasıdır.Sevgili Deniz Tüfekçi bey Misafir köşesinde Ulu Çınar Türkiye yazısında çok net çok açıklayıcı bir şekilde değinmişti tartışılan bu konulara.9000 yılda 42 medeniyet geçirmiş,çeşitli isimlerle kurlmuş bir ülkenin bir soyun kökünden geliyoruz.Saygılarımla ..SEFER AYDIN...GÖRELE ··· 10/04/2007 09:21, SEFER AYDIN |
 |
| » KÖKÜNÜZ |
Siz siz olun olgulara kapı varken iğne deliğinden bakmayın. bu gün tarihim dediğiniz safsatalar kendini bilmez, özünü bilmezlerin çizdiği çizgidir. UNUTMAYIN !!!!... GERÇEK ATASINI TANIMAYAN İT PEŞİNDE YÜRÜR......
··· 11/06/2007 11:11, KENAN CANDAN |
 |
|
 |
|